 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | rag | f. (-ged, -ging) i., argo kızdırmak, takılmak; azarlamak, paylamak; İng. kaba şaka yapmak; yaygara etmek, şamata çıkar... |
| | coffee | (i). kahve, kahve ağacı, (bot). Coffea arabica. coffee bean kahve çekirdeği.coffee break ABD çalışma esnasında verilen k... |
| | peltate | s., bot. sapma alt yüzünün ortasından bağlı (yaprak), kalkanımsı.... |
| | currant | (i)., (bot). Ribes türünden frenküzümü; kuşüzümü.... |
| | biographical | s. hayat hikayesine ait, biyografiyle ilgili biographically z. bir kimsenin hayatıyla ilgili olarak.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | istikbal | futurity.... |
| | soy | noble. family. ancestors. stirpes. race. stirps. breed. lineage. birth. ancestry. ancestor. cion. extraction. flesh and ... |
| | süratle | fast. posthaste. quick. quickly. rapidly. expeditiously. promptly. fast çabucak. çabuk. hızla.... |
| | realite | reality.... |
| | bıkkın | bored. tired. gutted. job boredom. weary.... |
|
|
|
 |
|
 |
|