 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | lapse | (i.) geçme , mürur; yanılma; yanlış (söz veya yazı); kayma; sapma; günaha girme; adalette kusur; sukut (hukuk); ihmal ... |
| | drama | (i). tiyatro eseri, oyun, piyes; tiyatro edebiyatı, tiyatro sanatı; canlı, duygusal, çarpıcı veya birbiriyle ça... |
| | unmanageable | s. idaresi güç, idare edilemez.... |
| | zinnia | i. zinya çiçeği, bot. Zinnia.... |
| | answer | (i). cevap, karşılık, mukabele; (müz). bir çalgının başka bir çalgıya cevap vermesi; hesabın doğru sonucu. answerles... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | hiperbolik | hyperbolic.... |
| | sıvazlamak | to stroke. to caress.... |
| | sarkaç | pendulum.... |
| | delikli | perforated. having a hole. skimmer. hollow. bored. pierced. punched. celled. spongy. honeycombed. leachy. porose. porous... |
| | cinsiyet | sex. sexuality.... |
|
|
|
 |
|
 |
|