| English | Türkçe | | desolate | (f). boş bırakmak, harap etmek, viran etmek, perişan etmek; yalnız bırakmak, kimsesiz bırakmak; kederlendirmek, meyus et... |
| | saturnine | s. sıkıcı, kasvetli; asık yüzlü, abus çehreli: eski, kim. kurşuna ait; tıb. kurşundan oluşan.... |
| | golgotha | (i.) Golgota, Hazreti İsa'nın çarmıha gerildiği yer; (k.h.) cefa çekilen yer .... |
| | countervail | (f). aynı kuvvetle karşı koymak, karşılamak. countervailing duty (tic). munzam gümrük resmi, sürtaks.... |
| | carpal | (s)., (anat). el bileğine ait.... |
| | whortleberry | i. çay üzümü, bot. Vaccinium myrtillus.... |
| | rejoicing | i. sevinç, sevinme; sevinç ifadesi, şenlik.... |
| | collide | (f). çarpışmak, çarpmak.... |
| | mooch | f., argo. beleşe konmak; aşırmak; aylakça dolaşmak.... |
| | mane | yele |
|
|