| English | Türkçe | | unkempt | s. taranmamış, dağınık; inceliksiz.... |
| | drollery | (i). mizah, şaka, tuhaflık; gülünç bir şekilde davranma veya konuşma.... |
| | spasm | i., tıb. spazm, sinir kasılması, ıspazmos: birden gelip geçen heyecan veya gayret.... |
| | iodoform | (i.), (kim.) iyodoform, iyotlu antiseptik sarı renkli bir bileşim.... |
| | wrap-up | i., k.dili radyoda haberlerin son özeti.... |
| | mess | f. karmakarışık etmek; bozmak, kirletmek. mess around with (argo) uğraşmak, ilgilenmek. mess up yüzüne gözüne bulaştır... |
| | stagecoach | i. posta arabası, menzil arabası.... |
| | boron | i., kim. bor.... |
| | nainsook | i. nansuk.... |
| | murex | çoğ murices dikenli salyangoz iskerlet |
|
|