eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-coincide (f)., with ile rastlaşmak, aynı zamanda meydana gelmek, tesadüf etmek; uymak, bir olmak. coin'cident (s). birbirine rast gelen, mütesadif; mutabık, birbirine uyan. coin'cidence (i). tesadüf, rastlantı. coinciden'tal (s). rastlantı eseri olan, tesadüfi. coinciden'tally (z). tesadüfen, şans eseri olarak.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
özellikleTr > Eng12:36:07
duygusallıkTr > Eng12:27:30
şüğEng > Tr16:44:50
ALİŞEng > Tr16:44:07
ğıöüçğıöşEng > Tr16:43:00
skullcapEng > Tr15:32:56
force majorEng > Tr12:50:24
forcemajorEng > Tr12:50:16
paskalEng > Tr12:33:59
ilginçTr > Eng02:16:51
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
superfuse f. bir şeyin üzerine dökmek; dökülmek....

harsh (s.) sert, acı; kaba, haşin, ters, huysuz, insafsız. harshly (z.) sertçe, huysuzca, kaba bir şekilde. harshness (i.) k...

unmuzzle f. burun salığını çıkarmak....

weakminded s. iradesiz; aklı zayıf....

anachronism (i). tarih hatası, bir şâhıs veya olayı gerçek devrinden başka bir tarihte gösterme....

procedure i. işlem, muamele; huk. davaya bakma usulu; iş görme usulü. procedural s., huk. dava usulune ait....

caramel (i). tatlılara renk ve lezzet vermede kullanılan yanmış şeker, karamel; karamela....

shriek (f). (i). çığlık atmak, haykırmak, feryat etmek; (i). feryat, çığlık, haykırma....

xylo- (önek) tahta, odun....

periphrasis çoğ rases kon san dolambaçlı ve uzun sözlerle ifade dolaylı anlatım periphrastic dolambaçlı olarak ifade edilmiş

TürkçeEnglish
zürriyetsiz barren issue. without issue....

müge lily of the valley....

korkulu scary. frightening. dangerous. perilous....

renkli televizyon colour receiver. colour set. colour television....

şaklatmak to crack. to snap....

halt To hold one's self from proceeding; to hold up; to cease progress; to stop for a longer or shorter period; to come to a ...

uzun ömürlü durable. hardwearing....

isyan etmek rebel. revolt. riot....

utanmak be shy. blush. be ashamed. be ashamed of. blush with shame. feel shame at. look small. feel small....

dörtlük quadrant