| English | Türkçe | | superfuse | f. bir şeyin üzerine dökmek; dökülmek.... |
| | harsh | (s.) sert, acı; kaba, haşin, ters, huysuz, insafsız. harshly (z.) sertçe, huysuzca, kaba bir şekilde. harshness (i.) k... |
| | unmuzzle | f. burun salığını çıkarmak.... |
| | weakminded | s. iradesiz; aklı zayıf.... |
| | anachronism | (i). tarih hatası, bir şâhıs veya olayı gerçek devrinden başka bir tarihte gösterme.... |
| | procedure | i. işlem, muamele; huk. davaya bakma usulu; iş görme usulü. procedural s., huk. dava usulune ait.... |
| | caramel | (i). tatlılara renk ve lezzet vermede kullanılan yanmış şeker, karamel; karamela.... |
| | shriek | (f). (i). çığlık atmak, haykırmak, feryat etmek; (i). feryat, çığlık, haykırma.... |
| | xylo- | (önek) tahta, odun.... |
| | periphrasis | çoğ rases kon san dolambaçlı ve uzun sözlerle ifade dolaylı anlatım periphrastic dolambaçlı olarak ifade edilmiş |
|
|