| English | Türkçe | | fortitude | (i). metanet sebat, tahammül. fortitudinous (s). metanetli, cesur, tahammüllü, dayanıklı.... |
| | irredeemable | (s.) kurtulamaz; nakde tahvil olunamaz; bedeli tediye edilerek kurtarılamaz; çaresiz, ıslah olunamaz. irredeemably (z.... |
| | bedaub | (f).bulaştırmak, sürmek, kirletmek, karalamak; aşırı derecede süslemek.... |
| | stadholder , stadtholder | i. Hollanda'da genel vali.... |
| | woolfell | i. post.... |
| | redware | (i.) bir çeşit yosun, (bot.) Laminaria digitata.... |
| | imaginary | s. hayal mahsulu, hayali. imaginary number sanal sayı.... |
| | moth | i. pervane; güve. moth ball güveden korumak için elbiseler arasına konulan naftalin topu. clothes moth güve, zool. Tin... |
| | glade | i. orman içindeki açıklık.... |
| | talcumpowder | talk pudrası |
|
|