| English | Türkçe | | discrimination | (i). aleyhte davranma; ayırım, tefrik, temyiz; ince farkları görebilme kabiliyeti, zevk sahibi oluş; fark gözetme, ay... |
| | rim | i., f. (-med,- ming) kenar; tekerlek ispiti, jant; f. kenar çevirmek, kenar yapmak rimfire s. kenarından ateş alan (fiş... |
| | scud | f., i. hızla kaçmak veya hareket etmek; den. rüzgârın önüne düşüp seyretmek; i. hızla uçma veya gitme; den. rüzgâr önü... |
| | chocolate | (i)., (s). çikolata; koyu kahverengi; (s). çikolatalı, çikolata ile yapılmış; çikolata renginde.... |
| | chime, chimb, chine | (i). fıçının iki ucundaki şevli kenar.... |
| | stereophonic | s. iki ayrı sesli, stereofonik .... |
| | armband | (i). pazıbent.... |
| | geriatric | s. ihtiyarların sıhhi durumu ile ilgili. geriatrics i. ihtiyarlarla ilgili tıp ihtisası. geriatric'ian i. ihtiyarlık ... |
| | raccoon | i. tilkiden büyücek, ayıya benzer ve kuyruğu alaca halkalı olup ağaçta yaşayan bir Kuzey Amerika hayvanı, zool. Procyo... |
| | tilbury | iki kişilik ve iki tekerlekli hafif araba |
|
|