eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-clubhouse (i). kulüp binası.
2-club (f). sopa ile vurmak, dövmek; bir araya toplamak; parasını ortak bir masrafa veya işe yatırmak. club together bir araya gelmek, toplanmak; bir dernek meydana getirmek.
3-club (i). sopa, çomak; golf sopası; kulüp, dernek; kulüp binası; iskambil sinek, ispati. club car (d.y). büfeli vagon. club moss kurdayay, (bot). Lycopodium clavatum club sandwieh içine et, peynir ve domates konarak yapılan üç dilim ekmek. club steakufak fileto golf club golf kulübü; golf değneği.
4-clubbable, clubable (s). bir kulüp üyeliğine layık; girgin, toplum hayatına uyabilen.
5-clubhaul (f)., (den). tehlike zamanında geçici olarak demir atmak.
6-clubfoot (i). yumru ayak.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
poşibilitiesEng > Tr09:10:23
ÇĞIEng > Tr09:09:51
ALAYTr > Eng21:03:02
oto tamırEng > Tr17:23:48
kamılEng > Tr13:18:35
takdir etmekTr > Eng16:34:56
hakkını vermekTr > Eng16:34:34
uzatmakTr > Eng16:33:09
işbirliğiTr > Eng16:29:37
possibleEng > Tr16:27:04
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
discrimination (i). aleyhte davranma; ayırım, tefrik, temyiz; ince farkları görebilme kabiliyeti, zevk sahibi oluş; fark gözetme, ay...

rim i., f. (-med,- ming) kenar; tekerlek ispiti, jant; f. kenar çevirmek, kenar yapmak rimfire s. kenarından ateş alan (fiş...

scud f., i. hızla kaçmak veya hareket etmek; den. rüzgârın önüne düşüp seyretmek; i. hızla uçma veya gitme; den. rüzgâr önü...

chocolate (i)., (s). çikolata; koyu kahverengi; (s). çikolatalı, çikolata ile yapılmış; çikolata renginde....

chime, chimb, chine (i). fıçının iki ucundaki şevli kenar....

stereophonic s. iki ayrı sesli, stereofonik ....

armband (i). pazıbent....

geriatric s. ihtiyarların sıhhi durumu ile ilgili. geriatrics i. ihtiyarlarla ilgili tıp ihtisası. geriatric'ian i. ihtiyarlık ...

raccoon i. tilkiden büyücek, ayıya benzer ve kuyruğu alaca halkalı olup ağaçta yaşayan bir Kuzey Amerika hayvanı, zool. Procyo...

tilbury iki kişilik ve iki tekerlekli hafif araba

TürkçeEnglish
bölmeli divided. sectioned. paned. partitioned. checkered. checker-work. cellular. double-bucketed. cantoned....

çarpan multiplier. factor....

asap nerves sinirler....

muhasiplik bookkeeping....

sol The name of Earth's sun....

buraya here. hither....

zarafet daintiness. dainty. elegance. fineness. grace. gracefulness. graciousness. pulchritude. spruceness. stylishness....

panda Sanskrit word meaning all the qualities born of knowledge. large black-and-white herbivorous mammal of bamboo forests of...

mason A member of the fraternity of Freemasons....

dağ eteği the lower slopes of mountain hillside