| English | Türkçe | | lever | i., f. manivela, manivela kolu; fazla gayret sarfına vasıta olan şey; f. manive!a ile kaldırmak veya hareket ettirmek ... |
| | defoliate | (f). yapraklarını dökmek veya düşürmek; düşmanın mevzilenmesini önlemek için bitkileri tahrip etmek. defolia'tion (i). ,... |
| | babouche, babuche babul | (i). Hindistan ve Arabistana mahsus birkaç cins ağaç, (bot). Acacia arabica; bu ağaçların zamkı, tohum zarfı veya ka... |
| | dying | (i).,(s).ölüm,ölme;(s).ölen,ölmekte olan dying bed ölüm döşeği .dying confession (veya) declaration ölüm döşeğinde yap... |
| | spittle | i. tükürük, salya.... |
| | skimp | f., s. cimrice beslemek veya vermek; baştan savma yapmak; cimrilik etmek, hasisçe davranmak; aşın derecede tutumlu olm... |
| | towel | i., f. havlu, silecek, peşkir; f. havlu ile kurulamak veya kurulanmak. Turkish towel kaliteli havlu. towel(l)ing i. ha... |
| | arquebusharquebus | (i). eskiden kullanılan bir çeşit çakmaklı tüfek. ha... |
| | risible | s. gülme tabiatı olan; gülme eğiliminde olan; güldürücü, gülmeye ait; risibil'ity i. gülme temayülü, risibly z.güldüre... |
| | coalition | koalisyon birleşme |
|
|