eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-clear (f). temizlemek; kurtarmak; aydınllğa kavuşturmak; engeli aşmak; hesabını temizlemek; borcunu ödemek; temize çıkarmak; gümrükten çekmek; tahliye etmek; net kar etmek; tahsil etmek (çek vb); temizlenmek; takas odalannda çek vb'ni değiştirmek; limana giriş veya çıkış izni almak. clear away kaldırıp götürmek; kaybolmak. clear for action harbe hazır etmek, işe koyulmaya hazır etmek. clear off kaldırıp temizlemek. clear out çekilip gitmek; defolmak; boşaltıp temizlemek. clear the air işleri düzeltmek; gerginliği gidermek. clear the decks diğer işleri bir tarafa itip belirli bir işe koyulmak. clear the way yol açmak. clear up halletmek; aydınlatmak; açılmak (hava); iyileşmek (hastalık).
2-clear (s). açık, aydınlık vazıh; parlak, berrak; şeffaf, saydam; net; kati, kesin; masum, temiz; sakin; açık (arazi vb); hudutsuz; takıntısız. clear conscience vicdan rahatllğı. clear-cut (s). keskin; açık ve seçik. clear evidence açık ve kesin ispatlayıcı delil.
3-clearing (i). temizleme işi; açığa çıkarma; aydınlatma; açıklık, meydan; takas, kliring. clearinghouse (i). kliring odası.
4-clearstarch (f). kolalamak, kolalayıp ütülemek. clearstarcher (i). kolacı.
5-clearstory (bak). clerestory.
6-clear (z). açıkça, açık olarak; tamamen, bütünüyle.
7-clear-eyed (s). zeki bakışlı, akıllı. clearheaded (s). iyi düşünen clear-sighted (s). basiretli. clear title ipotekten ari mülkiyet hakkı; sağlam. tapu in the clear engellerden uzak; şüphe altında olmayan. out of the clear birdenbire. steer clear sakınmak The coast is clear Meydan boştur.
8-clearance (i). temizleme; açıklık yer; gümrük muayene belgesi, gümrük müsaadesi; takas, sayışma, hesaplaşma; geminin limanı terketme hakkı. cleurance papen geminin limanı terketme izni belgeleri.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
lowEng > Tr22:35:28
urselfEng > Tr09:33:26
FAKEEng > Tr20:05:33
poşibilitiesEng > Tr09:10:23
ÇĞIEng > Tr09:09:51
ALAYTr > Eng21:03:02
oto tamırEng > Tr17:23:48
kamılEng > Tr13:18:35
takdir etmekTr > Eng16:34:56
hakkını vermekTr > Eng16:34:34
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
cryolite (i)., (mad). flüor sodyum ve alüminyumdan mürekkep bir madde....

cauldron (i). kazan....

mantic s. kehanet veya peygamberliğe ait....

nd kıs. North Dakota....

nightjar (i.) çobanaldatan, (zool.) Caprimulgus europaeus....

downward,downwards (z)., (s). aşağı doğru; (s). geçmişe ait, maziden intikal eden, kendinden önce gelenlerle ilgili....

concentration (i). toplanma, toplama; zihni bir noktaya toplama; (kim). yoğunlaşma, koyulaşma, kesafet. concentrationcamp temerküz k...

current (i). cereyan, akım, akıntı. current of events olayların birbirini takip etmesi. alternating current (elek). almaşık cer...

storksbill i. turnagagası, bot. Geranium robertianum ....

electrocardiogram tıb elektro kardiyogram

TürkçeEnglish
anlatma narration. recital. recitation. relation. speech....

ön front. preliminary. front part of. space in front of. foremost. forefront....

bay Sir. man. mister. monsieur....

tan A yellowish-brown color, like that of tan....

durgunluk quiet. slump. calmness. heaviness. dullness. stagnation....

infaz execution. carrying out....

gang The mineral substance which incloses a vein; a matrix; a gangue. tool consisting of a combination of implements arranged...

vefasız disloyal. unfaithful. faithless. false....

aksamak to limp. to hitch. to have a hitch....

biçimsizlik unshapeliness bad behaviour