| English | Türkçe | | tazza | i., it çok süslü ayaklı vazo veya kadeh.... |
| | intellect | i. akıl, zihin, idrak, anlık; akıl sahibi kimse.... |
| | candor ing candour | (i). samimiyet, açık kalplilik; dürüstlük; tarafsızlık.... |
| | limber | i., f. top arabasının ayrılabilen ön parçası, toparlak; den. geminin karinasına sintine suyunun geçmesi için yapılmış ... |
| | width | i. en, genişlik, enlilik.... |
| | neap | i., neap tide on beş günde bir meydana gelen ve alçalma ile yükselmenin en az olduğu gelgit.... |
| | toss | f., i. atmak; havaya fırlatmak; (başı) arkaya doğru silkmek; öteye beriye çarpmak; çalkalamak, çalkandırmak; çalkanmak;... |
| | infusible | s. eritilmez, birleştirilemez; karıştırılabilir, içine dökülebilir.... |
| | duplicate | (s)., (i). eş; kopya, aynı,(bir şeyin) aynı; (i). ikinci nüsha, suret.... |
| | bereave | mahrum etmek merhametsizce elinden almak bereavement mahrumiyet bereft mahrum edilmiş the bereaved geriye kalan |
|
|