| English | Türkçe |
| satan | i. şeytan, iblis; kötü adam.... |
|
| necrophilia | i. psik. ölülere karşı şehvet duyma.... |
|
| preoccupancy | i bir mülkü başkasından evvel işgal etme.... |
|
| homecoming | i. eve veya memlekete dönüş; mezunlar günü.... |
|
| presumption | i. haddini bilmeyiş, haddini aşma, cüret, küstahlık; zan, farz, tahmin; huk. bilinen gerçeklere dayanarak çıkarılan sonu... |
|
| upbow | i., müz. keman yayının ileri sürülmesi.... |
|
| refresh | (f.) tazelemek, yeniden canlandırmak, hayat vermek; dinlendirmek, serinletmek; kuvvetlendirmek (hatırayı). refresh ones... |
|
| claptrap | (i). göze girmek için yapılan sahte iltifat; yağcılık; yapmacıklı sözler sarfetme.... |
|
| indefeasible | s. iptal edilemez, feshedilemez. indefeasibil'ity i. iptal edilemezlik.... |
|
| uproarious | gürültülü velveleli kahkahadan kırıp geçiren uproariously gürültuyle çok gülünç bir şekilde uproariousness gürültü |
|