| English | Türkçe | | alight | (s). aydınlanmış, ışıl ışıl, ışıkları yanmakta olan.... |
| | wot | f., bak. wit.... |
| | fauces | (i)., ,(çoğ)., (anat). boğaz; (zool). helezoni deniz kabuğu ağzının içi.... |
| | spell | f. (ed veya spelt) hecelemek, imlâsını harf harf söylemek; söylemek, belirtmek, ifade etmek. spell out heceleyerek ya... |
| | plump | s., f. dolgun, tombul, tıknaz, şişmanca;( informal) balık etinde; f. şişmanlatmak, şişmanlamak. plumpness i. dolgunluk,... |
| | backbreaking | (s). bedenen yorucu , yıpratıcı.... |
| | cull | (f)., (i). koparmak, toplamak; ayırmak, seçmek; değersiz olanları seçip atmak; (i). kötü veya değersiz olduğundan bir k... |
| | process | i., s., f. yöntem, metot, yol, usul; süreç, vetire; işlem; ilerleme; huk. belge; celpname, çağırı kağıdı; dava muamel... |
| | streamlined | s. akış çizgisi biçimli; modern; elverişli.... |
| | crookback | kambur kimse |
|
|