| English | Türkçe | | ingratitude | i. nankörlük, iyilik bilmeyiş.... |
| | skeleton | i., s. iskelet; çok zayıf kimse, insan kurusu, kadit; bina çatısı, kafes: ana hatlar, taslak; s. iskelete benzer, iske... |
| | thrush | i., tıb. pamukçuk.... |
| | melancholy | i., s. melankoli, karasevda; can sıkıntısı, kasvet: s. melankolik; kasvetli. melanchol'ic s. hüzünlü, karasevdalı.... |
| | runt | i. çelimsiz hayvan; aşağ. bücür kimse, beberuhi. runt'y s. çelimsiz, bücür.... |
| | brambling | i. dağ ispinozu, zool. Fringilla montifringilla.... |
| | bath | (i)., (f). banyo, hamam, banyo küveti, banyo dairesi, sıcak; kaplıca; fotoğraf, filim v.b. banyosu; (f)., ing. banyo etm... |
| | bromide | i., kim. bromür asidinin tuzu; (argo) soğuk ve sıkıcı bir kimse; tatsız ve bayağı söz. bromide paper fotoğraf kâğıdı.... |
| | morel | i. yenilebilen bir cins mantar, siyah mantar, bot. Morchella esculenta.... |
| | selfmastery | kendini tutma kendine hâkim olma |
|
|