| English | Türkçe | | asper | (i). akçe, pul.... |
| | lacerate | (f.) yırtmak, yaralamak; (kalbini) kırmak, (hislerini) incitmek, üzmek. laeera'tion (i.) yutma, yaralama, incitme.... |
| | flanerie | (i)., (Fr). tembellik, gevşeklik, ağırlık.... |
| | ceremonial | (s)., (i). törensel, merasimle ilgili, resmi; (i). tören, merasim; ayin. ceremonially (z). törensel olarak.... |
| | warrant | f. temin etmek; teminat vermek, garanti etmek; korkusuzca beyan etmek; salahiyet vermek; memur etmek; izin vermek, ru... |
| | deacon | (i)., (f). diyakoz, kilise veya cemaat işlerinde gönüllü olarak papaza yardım eden kimse; (f)., (k). dili ilâhileri satı... |
| | speed | i, f. (-ed veya -sped) s. hız, sürat, ivinti, çabukluk, çabuk gitme; eski uğur, başarı, muvaffakiyet: (argo) amfetamin... |
| | expatiate | (f). etraflıca yazmak veya söylemek. expatia'tion (i). etraflıca yazma veya söyleme.... |
| | newsstand | i. satılacak gazetelere mahsus yer, gazete tezgâhı.... |
| | mm | kıs millimeter |
|
|