Sözlük
Alfabeler
Büyük Türkçe Sözlük
Sesli Türkçe Sözlük
Kişi Adları Sözlüğü
Türk Lehçeleri Sözlüğü
Türkçede Batı Kökenli Kelimeler
Kelimeler Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızı Sözlüğü
Terimler Sözlüğü
 
 
 
 
 
 
 
 
  Son aradıklarım / My last searchs
 
 
 
  ahmet kaya  
 
 
 
 
Kelime (Word) Kaynak (From) Hedef (To)
ç ğ ı ö ş ü ß
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
  Son arananlar / Last searchs
crafteng > tur11:59:03
sekmetur > eng11:55:01
barnacleseng > tur11:52:44
baktur > eng23:41:39
hemen çevirtur > eng17:36:31
sakintur > eng12:41:04
buyruntur > eng12:40:05
aratur > eng23:05:52
sıcak prestur > eng22:13:23
denyotur > eng09:55:18
kızgıntur > eng16:14:55
refereng > tur23:54:20
browseeng > tur23:49:52
ratingeng > tur23:30:16
patterneng > tur23:26:50
untileng > tur19:38:28
parenteng > tur19:28:39
claimeng > tur19:28:22
oduntur > eng14:49:45
ağaçtur > eng14:48:19
 
 
 
 
 
  En çok arananlar / Hit searchs
sözlüktur >> eng2
accounteng >> tur2
seni seviyorumtur >> eng2
sadetur >> eng2
baktur >> eng2
bidtur >> eng2
bideng >> tur2
untileng >> tur2
buyruntur >> eng2
sakintur >> eng1
sıcak prestur >> eng1
aratur >> eng1
hemen çevirtur >> eng1
barnacleseng >> tur1
sekmetur >> eng1
crafteng >> tur1
parenteng >> tur1
patterneng >> tur1
ratingeng >> tur1
browseeng >> tur1
 
 
 
 
 
 
 
 
İngilizce Türkçe
frank (f)., (i). postada ücretsiz gitmesi için mektubun üzerine imza atmak, (mektup, telgraf) parasız göndermek; muaf tutmak,...

elude f. kaçamak yapmak, sakınmak, bertaraf etmek -dan paçayı kurtarmak, -dan sıyrılmak: gözünden kaçmak....

auction (i).,(f). mezat, müzayede ile satış; bir çesit iskambil oyunu; (f). miizayede ile satmak, haraç mezat satmak. auctio...

originate f. icat etmek, meydana getirmek, çıkarmak, yaratmak, gelmek, olmak. origina'tion i. icat etme veya olma; meydana gelme...

plug f. (-ged, -ging) tıkamak, tıkaç ile kapamak; (argo) tabanca veya yumruk ile vurmak; k.dili dikkat ve sebatla çalışmak;...

 
 
 
 
 
Türkçeİngilizce
helezon corkscrew. curl. spiral. helix. helix helis. helicoid....

işitilmemiş unheard of. unheard....

ekşilik acerbity....

alışılmamış out of the common. exotic. unaccustomed. unwonted....

muhtelif diverse. various. of various sorts. assorted. different. miscellaneous. multifarious. several. sundry....