 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | frank | (f)., (i). postada ücretsiz gitmesi için mektubun üzerine imza atmak, (mektup, telgraf) parasız göndermek; muaf tutmak,... |
| | elude | f. kaçamak yapmak, sakınmak, bertaraf etmek -dan paçayı kurtarmak, -dan sıyrılmak: gözünden kaçmak.... |
| | auction | (i).,(f). mezat, müzayede ile satış; bir çesit iskambil oyunu; (f). miizayede ile satmak, haraç mezat satmak. auctio... |
| | originate | f. icat etmek, meydana getirmek, çıkarmak, yaratmak, gelmek, olmak. origina'tion i. icat etme veya olma; meydana gelme... |
| | plug | f. (-ged, -ging) tıkamak, tıkaç ile kapamak; (argo) tabanca veya yumruk ile vurmak; k.dili dikkat ve sebatla çalışmak;... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | helezon | corkscrew. curl. spiral. helix. helix helis. helicoid.... |
| | işitilmemiş | unheard of. unheard.... |
| | ekşilik | acerbity.... |
| | alışılmamış | out of the common. exotic. unaccustomed. unwonted.... |
| | muhtelif | diverse. various. of various sorts. assorted. different. miscellaneous. multifarious. several. sundry.... |
|
|
|
 |
|
 |
|