| English | Türkçe |
| secret | s., i. gizli, saklı, hafi, mektum; esrarlı; mahrem; i. sır, gizli şey; anlaşılmaz şey, muamma. secret police gizli pol... |
|
| paradox | i. paradoks, mantığa aykırı görünen fakat hakikatte doğru olabilen düşünce; birbirini tutmaz sözler; birbirine aykırı s... |
|
| eskimo | (i.) Eskimo; Eskimo dili.... |
|
| canvass | (f)., (i). kapı kapı dolaşarak oy veya sipariş toplamak; tetkik etmek, incelemek; soruşturmak; muzakere etmek, tartışmak... |
|
| rarefy | (f.) yoğunluğunu azaltmak; seyrekleştirmek, seyrekleşmek; inceltmek; kalitesini yükseltmek; tasfiye etmek, arıtmak. r... |
|
| stoke | f. ateşi karıştırmak, ateşe kömür atmak. stoker i. ateşçi; ateşe kömür atan cihaz.... |
|
| pekoe | i. yüksek kaliteli siyah çay orangepekoe çay fidanının tepedeki en küçük yapraklarından meydana geien üstün kaliteli s... |
|
| buff | f. cilt yapmak; kahverengimsi sarıya boyamak; tesirini azaltmak.... |
|
| discreet | (s). tedbirli, ihtiyatlı, akıllı, basiretli. discreetly (z). tedbirli olarak, basiretle, akıllıca. discreetness (i). te... |
|
| nettle | ısırgan bot Urtica urens ısırgangillerden herhangi bir ot kızdırmak sinirlendirmek ısırgan gibi batmak nettle rash kurdeşen ürtiker hemp nettle kedi başı bot Galeopsis tetrahit |
|