| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | shammy , shamois | (bak.) chamois.... |
| | capric | (s). keçiye benzer, keçi gibi kokan (tereyağında bulunan asit).... |
| | bloomers | i., çoğ. kadınların jimnastik yaparken, ata binerken v.b.'nde giydikleri bir çeşit şalvar; kısa şalvar gibi don.... |
| | anger | (i)., (f). öfke, hiddet, gazap, dargınlık ; (f). darıltmak, kızdırmak, öfkelendirmek.... |
| | organist | i. org çalan kimse.... |
| | immunity | i. muafiyet, dokunulmazlık, masuniyet; bulaşlcı hastalığa karşı muafiyet, bağışıklık; huk. kişisel dokunulmazlık, şahsi... |
| | haves | (i.), (çoğ.) malik olanlar, mal sahipleri. the haves and the have-nots zenginler ve fakirler, varlıklılar ve yoksullar .... |
| | yawl | i., den. küçük gemi filikası, 4 veya 6 kürekli gemi filikası; yole, başı kıçı bir olan yelkenli; fazla olarak kıçtaki kü... |
| | sleeper | i. uyuyan kimse; kış uykusuna yatan hayvan; yataklı vagon; demiryolu traversi; A.B.D., (argo) beklenmedik bir başarı k... |
| | windrow | tarlada sıra sıra yere yatırılmış ekin rüzgar sürüklemesiyle meydana gelmiş yaprak sırası tohum ekmek için açılan saban izi ağaçları rüzgârda devrilmiş arazi tırmıkla dizi haline getirmek |
|
|
|
|