| English | Türkçe | | walkietalkie, walkytalky | i. telsiz telefon.... |
| | perdu | s. saklı, gizli, gözle görülmez.... |
| | aport | (z).,(den). sol tarafa, sol tarafta, iskeleye, iskelede.... |
| | disposable | (s). elden çıkarılabilir, verilebilir; icabına göre kullanılabilir; kullanıl dıktan sonra atılabilir.... |
| | departure | (i). hareket, gidiş ayrılış, terk; kalkış (vapur, tren); yenilik; dönüşme; sapma, ayrılma, inhiraf; vazgeçme, feragat; d... |
| | antiebanon | (i). Lübnan Suriye sınırında ve Lübnan dağlarının doğrultusunda bir dağ silsilesi.... |
| | reckoning | (i.) hesap, sayma; hesap görme, borç ödeme. day of reckoning hesaplaşma günü; kıyamet günü. dead reckoning (den.) par... |
| | apostrophize | (f). bir söylevde hazır bulunmayan bir şahsa hitap etmek.... |
| | disciple | (i). taraftar, mürit, talebe; havari. discipleship (i). taraftarlık, talebelik; havarilik.... |
| | granulose | nişastanın şekere çevrilebilen kısmı |
|
|