| English | Türkçe |
| 1-cab | (i). taksi; tek atlı binek arabası; lokomotif veya kamyon sürücüsünün oturduğu üstü kapalı kısım. |
| 2-cabal | (i)., (f). fitne, komplo, entrika; gizlice çalışan küçük bir grup entrikacı; (f). böyle bir grup kurmak; komplo hazırlamak. |
| 3-cabala | (i). özellikle Musevilerce Kitabı Mukkades'in bâtıni tefsiri; bâtıni bilgi, sır. cabalism (i). Kitabı Mukaddes'in Musevilerce bâtıni tefsiri. cabalist (i). bu çeşit tefsir yapan kimse. |
| 4-caballero | (i). ispanyol efendisi;ABD süvari, atlı; kavalye. |
| 5-cabana | (i). kabine. |
| 6-cabaret | (i). kabare, gece kulübü;show programı. |
| 7-cabbage | (i). Iahana. drum-head cabbage top lahana, (bot). Brassica oleracea. |
| 8-cabbage | (i)., (f)., (ing). çalınmış bir şey,özellikle terzilerin kumaşlardan çaldıkları parça; (f). çalmak, aşırmak, yürütmek. |
| 9-cabby | (i)., (k).dili sürücü, şöför. |
| 10-caber | (i). iskoçya'da oynanan bir oyunda fırlatmak için kullanılan değnek. |
| 11-cabin | (i)., (f). kulübe; kamara, kabin;(f). kabin veya kamarada yaşamak; küçük bir yere kapamak, tahdit etmek. cabin boy kamarot. cabin class ikinci sınıf. |
| 12-cabinet | (i)., (s). camlı ve raflı olan dolap; kabine, bakanlar kurulu; küçük özel oda;(s). dolap ile ilgili; gizli. cabinetmaker (i). ince iş yapan marangoz. cabinetwork (i). ince marangozluk. |
| 13-cable | (i). kablo; (den). gomene, palamar, telgraf. cable car teleferik; kablo ile çekilen araba. |
| 14-cable | (f). kablo ile raptetmek bağlamak;kablo döşemek sualtı kablosu ile telgraf çekmek. cablegram (i). sualtı kablosu ile çekilen telgraf. |
| 15-cablet | (i).,(den). hafif gomene, ince gomene, palamar. |
| 16-cabman | (i). (çog cabmen) arabacı. |
| 17-cabob | (i). şiş kebabı. |
| 18-caboodle | (i)., (k).dili takım. the whole caboodle güruh; hepsi. |
| 19-caboose | (i)., ABD yük katarında tren memurlarının kullandığı en sona takılı vagon; (ing).gemi mutfağı. |
| 20-cabriolet | (i). tek atlı ve körüklü hafif araba, kabriole; üstü açılabilen iki kapılı otomobil. |