 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | stowage | i. istif etme; istif yeri; istif harcı; istif olunan şey.... |
| | trade | i., f. alışveriş; ticaret: iş, sanat, meşguliyet; esnaf: pazarlık: değiş tokuş, takas, trampa: müşteriler: f. alışveri... |
| | discolour | (f). rengini bozmak, soldurmak, lekelemek; rengini değiştirmek. discolora'tion (i). rengini bozma, rengi bozulma, solma;... |
| | heliac, heliacal | (s)., (astr). güneşle ilgisi olan, güneşe yakın olan. heliacally (z). güneşe yakın olarak.... |
| | sweeping | s. büyük bir alanı kapsayan, şümullü, genel, umumi. sweeping statement geniş ve genel kapsamı olan ifade. sweepings i., ... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | prizma | prism.... |
| | kavisli | curved.... |
| | nahiye | ward. township. regioni. sub-district. district. region.... |
| | şerefsiz | ignoble. scurvy. shoddy. dishonourable.... |
| | doksanıncı | ninetieth.... |
|
|
|
 |
|
 |
|