| English | Türkçe | | braze | f. pirinçle kaplamak; pirince benzer hale getirmek; pirinçten imal etmek; pirinç veya çelikle kaynak yapmak.... |
| | hike | (f)., (i). engebeli arazide uzun yürüyüş yapmak; (etek) toplamak; fiyatı yükseltmek; kaldırmak; (i). uzun ve çetin yür... |
| | fold | (f)., (i). katlamak, bükmek; (matb). kırmak; sarmak, bağrına basmak; kaplamak; katlanmak, bükülmek; sarılmak, bürünmek;... |
| | oversubscribe | f. gereken veya olandan fazlasını taahhüt etmek.... |
| | exploit | (f). sömürmek, istismar etmek,istifade etmek; kullanmak, işletmek. exploita'tion (i). kendi çıkarına kullanma, sömürme, ... |
| | arm | (f)., (i). silahlandırmak,donatmak,teçhiz etmek, savaşa hazırlamak; silahlanmak, silaha sarılmak; zırh giydirmek; (i). s... |
| | slop | i., f. (slopped, -ping) sulu çamur, yarı erimiş kar; yere dökülmüş sulu madde; sulu hayvan yemi; çoğ. adi veya fena ci... |
| | shoal | (s)., (i)., (f). sığ, kumsal; (i). sığlık yer; resif; (f). sığlaşmak; sığlaştırmak. shoal'iness (i). sığlık. shoal'y (... |
| | harmal | (i.) üzerlik, (bot.) Peganum harmala .... |
| | heil | ünlem Al Selam! |
|
|