eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-bring f. getirmek; hâsıl etmek; sevketmek; icbar etmek, mecbur tutmak. bring about sebep olmak, hâs etmek; beraberinde getirmek. bring an action, bring suit dava etmek. bring around, bring round kandırmak, ikna etmek; ayıltmak, kendine getirmek. bring down the house tavan yıkılırcasına alkışlanmak. bring forth hâsıl etmek, meydana getirmek; doğurmak; sebep olmak. bring forward ileri sürmek, ortaya atmak; hesap yekününü nakletmek. bring home to ikna etmek, gerçeği kabul ettirmek, ispat etmek. bring in ithal etmek; arzetmek; kazandırmak bring off başarı1ı olmak. bring on husule getirmek, sebep olmak. bring out meydana çıkarmak, göz önüne sermek, belirtmek; neşretmek. bring over kandırmak, ikna etmek. bring to den. gemiyi orsa alabanda etmek; aklını başına getirmek, ayıltmak. bring to bear etkilenmesine sebep olmak. bring to book hesap verdirmek. bring to pass yaptırmak husule getirmek. bring through hastalıktan kurtarmak. bring under ram etmek; kendi buyruğuna tabi etmek. bring up yetiştirmek büyütmek: yaklaşmasını sağlamak. bring up the rear bir sıranın sonuna gelmek.
2-bringing-up i. çocuk bakımı ve terbiyesi.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
ciyerEng > Tr12:56:41
öteEng > Tr12:55:20
üzlEng > Tr12:54:31
fakatEng > Tr12:51:32
fakatTr > Eng12:51:16
merhabaTr > Eng11:18:12
ENG TUREng > Tr10:24:44
ü´`Eng > Tr18:55:15
screwEng > Tr13:49:49
ıüşEng > Tr23:15:18
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
missing s. eksik, olmayan, kayıp. missinglink bak. link the missing savaşta kayıp askerler. There is a page missing bir sayfa e...

horizontal s., i. yatay, ufki, ufka para!el, ufka ait; i. yatay düzlem veya çizgi. horizontally z. yatay bir şekilde, ufki olarak...

unclog f. (tıkanmış boruyu) açmak....

sunnite i. Sünni....

auricle (i)., (anat). sayvan, kulak kepçesi; kulakçık; (bot)., (zool). kulağa benzeyen şey, kulacık, kulakçık. auricled (s)....

ursprache i., Al., dilb. varsayılan en eski HintAvrupa dili....

lycaonia i., tar. Likaonya, Konya yöresinin eski ismi....

snooze f., i., k.dili. kestirmek, şekerleme yapmak; i. kısa uyku, şekerleme....

meld f. birbirine karışmak....

sciolism sathi bilgi şarlatanlık bilgiçlik taslama sciolist bilgisi çok sathi olan kimse sciomachy bak sciamachy

TürkçeEnglish
kolon colon....

levazım supplies....

pazarlamak market....

muhalif adverse. against. contrary. dissenter. opponent. contrary to. in violation of. opposed to. opposing. of the opposition. ...

mineral mineral....

aspiratör suction device. aspirator. exhaust fan. suction fan....

arpa barley. barleycorn....

umutlu expectant. fond. hopeful. sanguine....

av Short for 'array value', which refers to one of Perl's internal data types An AV is a kind of SV....

uğramak stop by visit call on call upon come by drop in drop in on put in an appearance experience fall into meet receive undergo call at come over come round drop around incur look up run against run in stop in sustain