| English | Türkçe | | pretension | i. iddia, hak iddiası, istek; haksız istek veya iddia; gösteriş.... |
| | wash | f. yıkamak, ıslatmak; su ile silmek; yıkanmak, banyo yapmak; ince boya tabakası ile kaplamak, yaldızlamak; temizlemek;... |
| | drawee | (i)., (tic). havale alan kimse, muhatap kişi.... |
| | chert | (i). bir çeşit kuvarslı kaya.... |
| | barracks | (i). kışla.... |
| | against | edat karşı, muhalif, aleyhinde, aykırı. He is against reforms. O adam reform düşmanıdır. over against ona karşı, k... |
| | beryllium | i., kim. berilyum.... |
| | magneto- | önek mıknatısiyetle ilgili, buna ait veya bununla meydana gelen. magneto electricity i. indükleme akımı. magneto gene... |
| | jab | (f.), (i.) dürtmek, itmek; ucu keskin bir şeyle dürtmek; (i.) dürtme, saplama.... |
| | stonecrop | damkoruğu kaya koruğu bot Sedum sempervivum |
|
|