eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-bread i. ekmek, yiyecek; maişet, geçim; (argo) para breadbasket i. ekmek sepeti; mec. tahıl ambarı; (argo) mide. bread crumb ekmek kırıntısı, ekmek içi. breadfruit i. ekmek ağacı, bot Artocarpus. bread line parasız ekmek veya yemek almak için meydana gelen kuyruk. breadroot i. yenilebilen bir bitki kökü. breadstuff i. ekmeklik tahıl. breadwinner i. kendisinin ve kendisine muhtaç olanların geçimini temin eden kimse. bread and butter tereyağlı ekmek; k.dili geçim, maişet. cast one's bread upon the waters karşılığını beklemeden iyilik etmek. know which side one's bread is buttered on gerçek çıkarının nerede olduğunu bilmek.
2-breadth i. genişlik, en, arz, enlilik. breadthways, breadthwisez enine, genişliğine.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
özellikleTr > Eng12:36:07
duygusallıkTr > Eng12:27:30
şüğEng > Tr16:44:50
ALİŞEng > Tr16:44:07
ğıöüçğıöşEng > Tr16:43:00
skullcapEng > Tr15:32:56
force majorEng > Tr12:50:24
forcemajorEng > Tr12:50:16
paskalEng > Tr12:33:59
ilginçTr > Eng02:16:51
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
usufructuary s., i., huk. intifa hakkına ait; i. intifa hakkı olan kimse . usufructuary lease hasılât icarı. usufructuary tenancy ya...

puddle i., f. kirli su birikintisi, çamurlu gölcük; gölek, gölet; kumlu harç, sıvacı çamuru; f. çiş yapmak....

key i., s. anahtar, açar, açkı; kurgu; çözümyolu; cevap cetveli, şifre cetveli; yazı makinalarında tuş; maniple, telgraf man...

carpal (s)., (anat). el bileğine ait....

unfriended s. dostsuz kimsesiz ....

overwhelming s. çok kuvvetli, karşı konulamaz; bunaltıcı....

deuterogamy (i). ikinci evlilik....

dab (i). pisibalığına benzer bir balık....

straddle f., i. bacaklarını açıp durmak veya yürümek apışıp durmak; bacaklarını ayırıp oturmak; k.dili. taraf tutmamak; apışarak...

apotropaic kötülüğe karşı koruyucu

TürkçeEnglish
etkisizlik ineffectiveness....

çalışkan diligent. energetic. industrious. sedulous. studious. hard-working....

albay colonel....

tını timbre. tone....

harcırah travel allowance. travelling expenses....

dar görüşlü narrow-minded. hidebound. illiberal....

güvenlik safety. security....

ilenme cursing....

ad Examples: adduce, adhere, adjacent, admit, advent, accord, affect, aggregate, allude, annex, appear, etc....

beslenme nutrition alimentation