| English | Türkçe | | complicate | (f)., (s). karıştırmak, zorlaştırmak, güçleştirmek; (s). karmaşık; (bot)., (zool). uzunlamasına katlanmış (böcek kanadı ... |
| | inedible | s. yenmez.... |
| | close | (i). sonuç, nihayet; bağlantı: göğüs göğüse kavga.... |
| | trompe | i., mad. demirci ocağına hava cereyanı veren bir cihaz.... |
| | ragusa | i. Dubrovnik şehrinin İtalyanca adı.... |
| | meteor | i. akanyıldız, meteortaşı şahap, ağan, ağma, göktaşı. meteorite i. yere düşen meteortaşı. meteor shower meteortaşı y... |
| | vacancy | i. boşluk; boş yer, aralık, fasıla.... |
| | capillaceous | (s). Iifleri olan, saç gibi; kılcal damarlı.... |
| | ramify | f. dal dal olmak, çatallaşmak, kollara ayrılmak; dallanıp budaklanmak; kollara ayırmak.... |
| | vocabulary | ek sözlük lügatçe kelime bilgisi bir dilde bulunan bütün kelimeler güz san ifadeyi meydana getiren bütün |
|
|