| English | Türkçe |
| pensioner | i. emekli aylığı alan kimse, mütekait kimse; darülacezede yaşayan kimse; yatılı okul öğrencisi.... |
|
| turbid | s. bulanık, çamurlu; yoğun; karışık, düzensiz. turbid'ity, turbidness i. bulanıklık; yoğunluk; karışıklık. turbidly z... |
|
| drum | (f). (med, ming) davul çalmak; sert bir yüzeye ritmik bir şekilde parmaklarla vurmak; davul sesi çıkarmak; davulla tem... |
|
| stoppress | s. baskı durduğu sırada gazeteye eklenen; zamana uygun.... |
|
| ne'erdowell | hiç bir işi beceremeyen (kimse).... |
|
| wallachia | i. Eflak eyaleti. Wallachian i. Ulah, Eflaklı.... |
|
| injection | i. içeri atma; içeriye atılan şey; tıb. enjeksiyon, zerk; mak. islim kazanına soğuk su sıkma; konu dışı bir fikri ort... |
|
| bathos | (i). üslüpta gülünç bir şekilde yüksekten düşme; herkesce söylenmiş ve adi konulan işleme.... |
|
| buddy | i., A.B.D., k.dili arkadaş, ahbap, kafadar.... |
|
| laryngotomy | tıb boğaz yarma ameliyatı gırtlağa nefes deliği açma ameliyatı |
|