| English | Türkçe |
| notify | (f.) bildirmek. notification (i.) bildirme, haber verme; ihbar.... |
|
| confucius | (i). Konfüçyüs.... |
|
| proletarian | s., i. ücretle çalışan sınıftan; i. proleter, emekçi.... |
|
| pontifical | s., i. Papaya ait; papalık makamı veya yetkisi olan; gururlu; i., çoğ. piskoposun veya papanın resmi esvabı. pontifica... |
|
| tunic | i. eski Yunan ve Romalıların kollu veya kolsuz ve dizlere kadar inen gömlek veya entarisi; tünik; ask. günlük asker ce... |
|
| unhurt | s. zarar görmemiş, acımamış...... |
|
| cower | (f). çömelmek, korkudan yere çökmek, korkup çekilmek.... |
|
| diphthong | (i)., (dilb). diftong, iki seslinin bir hece halinde kaynaşması.... |
|
| hoofbound | s., bayt. tırnağı sıkışmış, sakat tırnaklı.... |
|
| knacker | sakat at alıp kesen ve hayvan maması olarak satan kasap eski ev veya gemileri malzemesi için satın alan kimse yıkıcı yıkmacı |
|