| English | Türkçe | | predicament | i. kötü hal, bela; hal, halet, durum, vaziyet; man. cins, kategori.... |
| | retire | f. çekilmek, bir köşeye çekilmek, kendi odasına çekilmek; yatmaya gitmek emekliye ayrılmak, geri çekmek (askeri); teda... |
| | extraterritorial | (s). bulunduğu memleketin kanunları dışında.... |
| | cholesterol | (i). kolesterol, safrayağı.... |
| | cariole | (i). küçük açık araba; (Kan). köpek ile çekilen kızak.... |
| | limit | i. nihayet, had, uç; çoğ. hudut, sınır; bir niceliğin hiçbir zaman erişemeden aralıksız olarak yaklaştığı başka niceli... |
| | mainspring | i. büyük zemberek, ana yay; asıl sebep, baş sebep.... |
| | hutch | i., f. tavşan kafesi; büfe üstüne konulan tabak çanak dolabı; dolap, ambar; kulübecik; mad. kömür vagonu; çukur tepsi;... |
| | coppice | (i). küçük koru, ağaçlık, çalılık.... |
| | sacroiliac | kalçada iki kemiğin bitiştiği yere ait |
|
|