| English | Türkçe | | interosculate | (f.) (biyol.) bir birine bağlanmak; birbirinin arasına girmek .... |
| | sepulture | (i.) gömme, defin; eski kabir.... |
| | interurban | (s.) kasaba veya şehirler arasında bulunan, şehirleri birbirine bağlayan (demiryolu, telefon).... |
| | auriferous | (s). içinde altın bulunan, altınlı (toprak, maden).... |
| | irk | (f.) bıktırmak, usandırmak, taciz etmek, bizar etmek.... |
| | stork | i. leylek, zool. Ciconia ciconia black stork kara leylek, zool. Ciconia nigra.... |
| | chaconne | (i)., (müz). şakon; ispanyol asıllı bir eski zaman dansı; bu dansın müziği.... |
| | lazy | (s.) tembel, aylak, uyuşuk, gevşek, ağır. lazybones (i.) tembel adam. lazy eyes göz donukluğu hastalığı. lazy Susan dö... |
| | palisade | i., f. şarampol, parmaklık, çit; savunmada kullanılan siper kazığı; çoğ. kayalık uçurum; f. etrafına kazıklar dikerek ... |
| | fustanella | Yunan Efsun asker lerinin giydikleri eteklik |
|
|