 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | sham | (i.), (s.), (f.) taklit, yapmacık, yalan, hile; (s.) taklit, yalan, yapmacık; (f.) hile yapmak, yapmacık yapmak, taklit... |
| | mutation | i. değişme, dönme, dönüşme; biyol. genleri değişmiş hayvan veya bitki; mutasyon; dilb. bir ünlü veya ünsüzün değişmes... |
| | spouter | i. fışkıran petrol kuyusu; su fışkırtan balina; balina avlama gemisi; lugat paralayıcı kimse.... |
| | glosso | önek dil veya konuşma ile ilgili.... |
| | passage | i. geçme, gitme; yol, tarik; boğaz, geçit; pasaj; yolculuk, seyahat; geçiş hakkı, müruriye; koridor, dehliz; bent, parç... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | dermansızlık | debility. weakness. lassitude. prostration.... |
| | öylesi | such a person. such a thing. sb like that.... |
| | poster | Signs used to advertise simple messages Classic posters, such as those of Toulouse-Lautrec, are considered art masterpie... |
| | eşek | donkey. ass.... |
| | doğrusal | linear.... |
|
|
|
 |
|
 |
|