| English | Türkçe |
| scapegoat | i. başkalarının cezasını ve sorumluluğunu yüklenen kimse; (eski) Musevilerin günahlarını çöle götürmek üzere başıboş b... |
|
| southbound | s. güneye yönelen.... |
|
| durum | (i). unundan makarna yapılan bir cins buğday (bot.) Triticum durum.... |
|
| irritate | (f.) sinirlendirmek, kızdırmak; tahrik etmek; tahriş etmek; (biyol.) (bir siniri) harekete geçirmek. irrita'tion (i.) ... |
|
| eggshaped | (s). yumurta biçiminde oval, beyzi.... |
|
| banian | (i). Hindistan'da giyilen bir çeşit bol gömlek, ceket veya entari; Hindistan'da et yemeyen bir tüccar slnıfı; banyan ağa... |
|
| zippy | s., k.dili. atik, enerjik, hareketli.... |
|
| formulism | (i). formüllere bağlılık; formüller sistemi.... |
|
| num | (kıs.) number, numeral.... |
|
| rutty | derin tekerlek izleriyle dolu |
|