| English | Türkçe | | combine | (f). birleştirmek, karıştırmak, bir araya getirmek; toplamak; birleşmek, bir araya gelmek.... |
| | thwart | s., z., i., f. çapraz; i. filika oturaklarından biri, kürekçinin oturduğu tahta; f. karşı gelmek, muhalefet etmek; işi... |
| | harem | (i.) harem, harem dairesi .... |
| | aweigh | (z)., (s).,(den). dipten ayrılmış (çapa).... |
| | specification | i. tayin, belirtme; belirli bir türden olma; ayrıntılarıyle tanımlama; muayyen bir madde veya keyfiyeti belirtme; bir ... |
| | player | i. oyuncu; aktör; çalgı çalan kimse, çalgıcı; eğlence ile vakit geçiren kimse; kumarbaz; (ing), (spor) profesyonel oyu... |
| | rife | s. mebzul, bol; olagelen, geçer, hüküm süren rife with dolu.... |
| | unessential | s., i. esas olmayan; gerekli olmayan, önemsiz; i. önemsiz şey.... |
| | sigma | i. Yunan alfabesinin s sesi veren on sekizinci harfi, sigma; mat. sigma işareti.... |
| | dentine | dişi meydana getiren kemikten daha sert madde diş kemiği dentin |
|
|