| English | Türkçe | | sulfureous | s. kükürtlü, kükürt gibi. sulfureously z. kükürtlü olarak.... |
| | marl | i., f. kireçli toprak, marn; f. kireçli toprakla gübrelemek; den. halat üzerine başka ince halat sarmak. marlaceous (m... |
| | nick | f. çentmek, kertik yapmak; kesmek, kırpmak; tam zamanında isabet ettirmek; İng., (argo) yakalamak; çalmak. nick (some ... |
| | interpolate | (f.) yazıya kelime veya ibare ilave ederek asıl metni değiştirmek; iki şey arasına başka bir şeyi sokmak; (mat.) ara ... |
| | eminent | s. yüksek rutbe sahibi, seçkin, üstün, ünlü, mümtaz, güzide. eminent domain huk. kamulaştırma yetkisi, istimlâk hakkı... |
| | sleek | s., f. perdahlı, düzgün, kaygan, ipek gibi parlak; kaypak tavırlı; besili; f. düzgün ve parlak hale getirmek; yatıştır... |
| | lateral | (s.), (i.) yana ait; yanal, yanda bulunan; yandan gelen; yana doğru; (i.) yandan biten dal; yana uzanan elektrik teli. ... |
| | histrionicical | (s). sahneye ait, aktörlere ait; fazla dramatik; aşırı duygusal. histrionically (z). coşkunlukla, taşkınlıkla. histrio... |
| | cloek | (i)., (f). saat, duvar veya masa saati; (f). saat tutmak, saatle öIçmek. eloekmaker (i). saatçi eloekwise (s)., (z). ... |
| | disturb | kanştırmak altüst etmek düzenini bozmak rahatsız etmek taciz etmek tedirgin etmek endişelendirmek müteessir etmek üzmek telâşa düşürmek |
|
|