| English | Türkçe |
| vendetta | i. kan davası, kan gütme.... |
|
| cot | (i). bez karyola, portatif karyola.... |
|
| erotic | (s.), (i.) cinsel aşkla ilgili; cinsel arzu uyandıran; erosal, şehvani; (i.) âşıkane şiir; şehevî kimse. erotica (i.) şe... |
|
| disulphuric | (s)., (kim). disulfürik.... |
|
| uncleanly | s. pis, kirli, murdar; iffetsiz. uncleanliness i. murdarlık.... |
|
| esplanade | (i.) meydan, deniz kenarında piyasa yapılan yer.... |
|
| tamp | f. bastırıp sıkıştırmak .... |
|
| inanition | i. gıdasızlıktan ileri gelen zafiyet; boşluk.... |
|
| hopper | i. sıçrayan kimse veya şey; sekerek yürüyen kimse; pire gibi sıçrayan böcek; silo, sarpın; gemi yüklemek veya boşaltma... |
|
| malediction | lânet beddua iftira |
|