| English | Türkçe | | select | s., f. seçme, seçilmiş, seçkin, mümtaz, güzide, üstün; seçmesini bilen, titiz, ince eleyip sık dokuyan; f. seçmek, ay... |
| | incomputable | s. hesaba sığmaz, hesap edilmesi imkânsız.... |
| | auriferous | (s). içinde altın bulunan, altınlı (toprak, maden).... |
| | spook | i., f., k.dili. hayalet, tayf; A.B.D., (argo) casus; A.B.D., (argo), asağ. zenci; f. hayalet halinde görünmek; korkut... |
| | vise | bak. visa.... |
| | spoke | bak. speak.... |
| | silage | i. siloda muhafaza olunan hayvan yemi, yeşillik.... |
| | quicklime | i. sönmemiş kireç.... |
| | lachrymose | (s.) gözü yaşlı, çok ağlayan; göz yaşartıcı.... |
| | hose | coğ hoses hortum tulumba hortumu hortumla sulamak veya ıslatmak hose company itfaiye teşkilatı |
|
|