| English | Türkçe | | lackluster | (İng.) tre (i.), (s.) donukluk; (s.) cansız.... |
| | recur | (f.) tekrar olmak, tekrarlamak (olay, hastalık); tekrar hatırlanmak, yeniden bahis konusu olmak. recurrence (i.) tekra... |
| | surprise | i., f. sürpriz; birden karşısına çıkış; hayret, beklenilmedik şey, şaşkınlık, ansızın vaki olan şey, hayret verici şey;... |
| | sheer | (f.), (i.), (den.) rotayı şaşırmak, sapmak, yolundan ayrılmak; (i.), (den.) borda veya güverte kavsi, tek demirde gemin... |
| | ux | kıs. wife.... |
| | iguana | i. Güney Amerika ve Antil adalarına mahsus iri, parlak renkli ve eti çok makbul bir cins kertenkele.... |
| | cute | (s)., (k).dili cana yakın, şirin, sevimli; cilveli; (leh). zeki; kurnaz.... |
| | variolite | i., jeol. beyaz lekeli bir çeşit volkanik kaya. variolit'ic s. bu kayaya ait; benekli.... |
| | spearhead | i., f. mızrak ucu; hücuma geçiş; hücuma geçen asker, öncü; f. öncülük etmek.... |
| | lib. | kıs librarian library |
|
|