| English | Türkçe | | wanigan | i., A.B.D., (Kanada) ağaç kütüklerini kesme yerinde gereçlerin saklandığı dolap; kulübe.... |
| | dispossess | (f). mal ve mülküne el koymak, evinden çıkarmak, (huk). tahliye etmek; yoksun bırakmak, mahrum etmek. dispossession (... |
| | echolocation | (i). sesin yankılanmasından faydalanarak bir cismin bulunduğu yön ve uzaklığı saptama.... |
| | citadel | (i). hisar, kale; harp gemisinde zırhlı bölme.... |
| | nightwear | (i.) yatak kıyafeti.... |
| | usurer | i. tefeci, murabahacı.... |
| | civet | (i). bir çeşit misk; misk kedisi. civet cat misk kedisi.... |
| | modify | f .tadil etmek, tebdil etmek, bir şeyde değişiklik yapmak, biraz değiştirmek; ılımlı yapmak, azaltmak, hafifletmek; gr... |
| | shove | (f)., (i). itmek, dürtmek, sürmek;(i). itiş, dürtüş. shove off gemiden veya kıyıdan itilerek açılmak; (k).dili gitmek... |
| | antagonist | muhasım karşı çIkan muhalif kimse antagonis'tic muhasım zıt muhalif antagonis'tically muhalefet ederek karşı çIkarak |
|
|