| English | Türkçe |
| unction | i. aşırı tatlı dillilik; yağ sürme; yağ sürerek takdis etme; bedene sürülen yağ; teskin edici ilaç veya madde. extreme... |
|
| sniggle | f., İng. yılan balığı yuvasına olta atarak avlamak; tuzak kurmak, tuzağa düşürmek.... |
|
| propensity | i. eğiklik, eğilim; eski arzu, istek.... |
|
| hydropathy | i., tıb. hidropati, su kürü. hydropath'ic(al) s. hidropatik, su kürü ile yapılan. hy'dropath i. hidropatist, su ile t... |
|
| strigose | s., bot. sert kıllı; zool. ince çizgili.... |
|
| legatee | i. kendisine vasiyet edilen kimse.... |
|
| sloe | i. çakaleriği, dağ eriği, güvem, bot. Prunus spinosa.... |
|
| discriminative | (s). ince farkları görebilen, fark gözeten.... |
|
| agency | (i). vasıta, fail; iş, faaliyet; acentalık, vekâlet; acente.... |
|
| levy | mecburi olarak toplama asker veya para bu suretle toplanan asker veya para zorla toplamak huk haczetmek levy war on birine karşı harp açmak |
|