| English | Türkçe |
| minority | i. azınlık; reşit olmama.... |
|
| storied | s. hikâye edilmiş, tarihte mühim yeri olan, destan konusu olmuş; tarihi tablolarla süslenmiş.... |
|
| cockiness | (i)., (k).dili kendine aşırı güvenme.... |
|
| supersonic | s. süpersonik, sesten hızlı. supersonics i. süpersonik ilmi, sesten hızlı olguları inceleyen bilim dalı. supersonic t... |
|
| wigwag | f. (-ged, -ging) i. işaretle (haber) vermek; i. işaret verme; işaretle verilen haber.... |
|
| disarmament | (i). silahsızlanma, silahları bırakma, silahların sınırlandırılması.... |
|
| vault | i., f. tonoz, çatı kemeri, kemer; gök, sema; mahzen; kasa; yeraltında kemerli kabir; f. kemer yapmak, üstüne kemer çev... |
|
| macroeconomics | i. geniş kapsamlı genel ekonomi bilimi.... |
|
| former | (i). biçimlendirici şey veya kimse.... |
|
| hydroscope | hidroskop |
|