| English | Türkçe | | catchall | (i). sepet; çanta; geniş kapsamlı şey.... |
| | turndown | s. devrik (yaka).... |
| | aim | (f). hedefe doğru çevirmek mermi, söz veya iş); (gen). at ile kastetmek, maksadı olmak; nişan almak; niyet etmek.... |
| | center,centre | (f). ortaya almak, bir merkezde toplamak; ortasını almak, ortalamak; ortada olmak, ortaya gelmek; merkezde toplanmak.... |
| | geology | i. jeoloji, yerbilim. geo... |
| | urmia | i. Urmiye gölü.... |
| | latten | (i.) ince pirinç veya pirince benzer levha; galvanizli saç.... |
| | privet | i. kurtbağrı, kurt baharı, bot. Ligustrum vulgare.... |
| | dog | (f). (ged, ging) peşini bırakmamak, takip etmek (özellikle kötü bir niyetle); tazı gibi av peşinden gitmek; kütükleri ... |
| | indrawn | içeriye doğru çekilmiş zihni meşgul |
|
|