| English | Türkçe | | seminiferous | s. tohum veya ersuyu hası1 eden.... |
| | think | f. (thought, leh. thunk) düşünmek, tefekkür etmek, mütalaa etmek; düşünüp taşınmak, ölçünmek, teemmül etmek; zannetmek,... |
| | stepup | s., i. artıran; i. artma, yükselme; makina süratini artırma cihazı.... |
| | partridge | i. keklik, zool. Perdi perdix; kekliğe benzer birkaç çeşit kuş. gray partridge sil, keklik, zool. Perdix perdix. redleg... |
| | drive | (i). sürme, sürüş; araba gezintisi; araba yolu; hücum etme; (psik). itki; hayvanları toplayıp gütme; kuvvet nakli, işle... |
| | crab | (i). yengeç, pavurya; aksi ve huysuz kimse. crab apple yaban elması. crab grass çok arsız bir nevi yabani çimen. (bot).... |
| | allophone | (i)., (dilb). alofon.... |
| | content | (i). muhteva, içerik, esas, öz, gerçek anlam; (çoğ). içindekiler, muhteviyat; hacim, istiap. cubic contents kübik haci... |
| | landless | (s.) arazisi olmayan, arazisiz.... |
| | ladyfinger | parmak biçiminde yapılan bir çeşit hamur işi yüksükotu bot Digitalis purpurea |
|
|