| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | nomarchy | (i.) Yunanistan'da il.... |
| | leech | i. sülük, zool. Hirudo medicinalis; eski doktor, hekim; tıb. hacamat, şişe veya boynuzla kan alma; çanak yalayıcı kims... |
| | inconstant | s. kararsız, sebatsız, dönek; vefasız. inconstancy i. kararsızlık, değşkenlik; vefasızlık.... |
| | topside | i., den., gen. çoğ. geminin su hattından yukan olan dış yanı, borda.... |
| | stewed | s. pişirilmiş; (argo) sarhoş, küfelik.... |
| | wellrounded | s. geniş kap samlı, çok yönlü; dolgun, tombul.... |
| | liverish | s., k.dili rahatsız; sinirli.... |
| | kohlrabi | (i.) yerlahanası, şalgam gibi köklü lahana.... |
| | spondaic, ical | s. iki uzun heceli vezin tefilesi gibi veya bundan ibaret.... |
| | pennyroyal | yarpuz kabak yaban fesleğeni filiskin bot Mentha pulegium |
|
|
| Türkçe | English | | kocamak | to age. to grow old.... |
| | örnek | exemplary. pattern. reference. representative. sample. example. sample. pattern. specimen. model. type. copy. exemplar. ... |
| | dahi | even. also. too. likewise. eke. item. as well. genius. wizard. prodigy.... |
| | fert | person. individual. member. individual birey.... |
| | kamu sektörü | public sector.... |
| | kanunlaştırmak | to make a law. to legalize. approve into law. pass into law.... |
| | okapi | It is smaller than an ox, and somewhat like a giraffe, except that the neck is much shorter.... |
| | resimlik | picture frame. album albüm.... |
| | şantajcı | blackmailer. extortionist. highbinder. racketeer.... |
| | soyma | peeling stripping |
|
|
|