eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-anabasis (i)., (tar). bir ordunun deniz kıyısından içeriye doğru girişi (özellikle ksenofon'un katıldığı Fars seferi, M.Ö.401); (tıb). ateşin yükselmesi



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
referrerEng > Tr21:52:00
referredEng > Tr21:51:40
şöçEng > Tr21:00:18
yerliTr > Eng14:24:41
yerliEng > Tr14:24:33
kızılderiliTr > Eng14:23:40
kızılderiliEng > Tr14:23:00
I wroteEng > Tr11:55:16
dravEng > Tr12:05:47
terezEng > Tr22:12:05
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
sentence (i.), (f.) cümle, tümce; (huk.) ilâm, karar, hüküm; (f.) mahkum etmek, hakkında hüküm vermek. complex sentence girişik...

superable s. yenilmesi mümkün, galebe çalınabilir, hakkından gelinebilir, çaresi bulunabilir, atlatılabilir. superably z. hakkı...

sever (f.) ayırmak, bölmek, tefrik etmek; koparmak; ayrılmak. severable (s.) ayrılabilir; kesilebilir....

spoil i., gen. çoğ. yağma, çapul; çoğ., A.B.D., pol. yeni seçilenlerin eline geçen nüfuz kullanma fırsatı. spoils system A....

sanforize f., tic., mark. keten veya pamuklu kumaşları çekmesini önlemek üzere özel bir işleme tabi tutmak....

benevolent s. yardımsever, başkalarına iyilik etmek isteyen; kar gayesi gütmeyen.benevolently z. yardımseverlikle....

hijack (f). kuvvet zoru ile çalmak; hareket halindeki uçağı veya başka bir taşıtı kendi istediği yöne çevirmek. hijacker (i). ...

stylist i. üslupçu; kitabın üslup ve tertibiyle meşgul kimse; modacı, desinator. stylis'tic s. üsluba ait, üslupla ilgili....

floating (s). yüzen; bağlı olmayan; gezici, seyyar, sabit olmayan; değişen. floating anchor (bak). sea anchor. floating bridge ...

urinate idrar çıkarmak işemek küçük aptes yapmak urina'tion işeme

TürkçeEnglish
gençleşmek to become youthful. to be rejuvenated....

stopaj stoppage....

dokunulmazlık immunity....

run A pleasure excursion; a trip....

arak strong spirit distilled from the sugar palm....

abla elder sister....

tutturaç holder. support....

sınırdaş limitrophe. bordering. adjacent. abutting. coterminous....

at kestanesi conker....

çiçekçi florist