| English | Türkçe |
| crater | (i). krater; bombanın açtığı çukur.... |
|
| gradate | (f.), (güz.) (san.) farkedilmez bir şekilde renk değiştirmek; derecelere ayırmak .... |
|
| riding | i., s. biniş: binicilik: s. binek: yolculuk veya binicilikte kullanılan. riding habit kadın için binici elbisesi. ridi... |
|
| touching | s., edat dokunaklı, içe dokunur, etkili; (edat) -e dayanarak, -e bağlı olarak. touchingly z. dokunaklı bir şekilde.... |
|
| inflect | f. ses tonunu değiştirmek; eğmek; gram. tasrif etmek, çekmek.... |
|
| alum | (i). şap.... |
|
| sheep | (i.), tek veya (çoğ.) koyun; bön kimse; koyun derisi. sheep dog çoban köpeği. sheep's eyes ürkek fakat arzulu bakış. sh... |
|
| vinificator | i. maya halindeki şaraptan çıkan alkollü buharı toplayan cihaz, şarap kondansatörü.... |
|
| enfamille | Fr. ailece, aile fertleri ile.... |
|
| nightjar | çobanaldatan zool Caprimulgus europaeus |
|