| English | Türkçe | | enlighten | f. ögretmek, bilgi vermek, içyüzünü anlatmak, aydınlatmak. enlightened s. bilgi edinmiş, aydın, münevver. enlightenment... |
| | valorization | i. hükümetçe fiyat tespiti.... |
| | epithet | (i.) sıfat, lakap; hakaret veya hoşnutsuzluk belirten söz.... |
| | equinoctial | (s.), (i.) gece ile gündüzün eşit olduğu zamana ait, ekinoksa ait;ekvatora ait; (i.) ekvator üstünde güneşin geçtiği dai... |
| | fancy | (f). hayal etmek, tasavvur etmek,kurmak; beğenmek, sevmek; zannetmek, tahmin etmek, neslini ıslah etmek için hayvan yeti... |
| | judo | i. judo.... |
| | paylotld | i. bir taşıtın taşıdığı gelir getiren yük, bir roketin taşıdığı yük.... |
| | wilding | i., s. yabani ağaç veya fidan ve bunların meyvası; s. evcilleştirilmemiş.... |
| | tegmen | i. (çoğ. tegmina) anat. örtü, tegmentum, zartegmen'tal s. örtü kabilinden .... |
| | felt | bak feel |
|
|