| English | Türkçe |
| 1-after | (z), edat bağlaç sonra; ardına, ardında; (-dan) sonra; ardı sıra; için; tarzında, üslubunda. a painting after Reubens Rubens'in üslubunda bir resim. at a quarter after four dördü çeyrek geçe. a person after my own heart kalbimi fetheden bir kimse. three months after üç ay sonra. after all bununla beraber, yine de, buna rağmen. |
| 2-after-dinner | (s). yemekten sonra gelen, |
| 3-after-hours | (z). mesai saatlerinden sonraki saatlerde. |
| 4-afterbirth | (i). (tıb). plasenta, son, meşime. |
| 5-afterburner | (i)., (hav). art yakıcı. |
| 6-afterclap | (i). beklenmedik olay. |
| 7-afterdamp | (i). grizu patlamasından kalan zehirli gaz karması. |
| 8-afterdeck | (i). (den). geminin kıç tarafındaki güverte. |
| 9-aftereffect | (i). asıl tesirden sonra görülen tali tesir, tali reaksiyon. |
| 10-afterglow | (i). güneş battıktan sonraki parlaklık. |
| 11-afterguard | (i). (den). geminin kıçında hizmet eden tayfa. |
| 12-afterlife | (i). ahret, öbür dünya. |
| 13-aftermath | (i). kötü sonuç; yan tesir; çayır biçildikten sonra biten otlar. |
| 14-aftermost | (s). en geri, en son. |
| 15-afternoon | (i). öğleden sonra. |
| 16-afterpains | (i)., (tıb). doğumdan sonraki ağrılar. |
| 17-afterpart | (i)., (den). kıç taraf. |
| 18-afterpiece | (i). asıl piyesten sonraki oyun. |
| 19-aftersails | (i). kıç direk yelkenleri. |
| 20-aftertaste | (i). ağızda kalan lezzet . |
| 21-afterthought | (i). sonradan akla gelen fikir. |
| 22-aftertime | (i). gelecek, istikbal. |
| 23-afterward | (z). sonra,sonradan . |