| English | Türkçe |
| benignant | s. iyi huylu, merhametli, müşfik. benignantly z. müşfik bir sekilde.... |
|
| east | (i)., (s)., (z). doğu, şark; doğu halkı veya uygarlığı; (s). doğu ile ilgili; (z). doğuya doğru . East Germany Doğu Alm... |
|
| sanction | i., f. tasdik, teyit; müeyyide; kanuna itaatsizlik cezası; gen., çoğ. milletlerarası bir kanunu çiğneyen devlete karşı... |
|
| unthread | f. ipliğini çıkarmak; yolunu bulmak.... |
|
| bambino | (i). bebek, çocuk; sanat eserlerinde isa'yı temsil eden çocuk tasviri.... |
|
| loft | i. çatı arası; çatı arası odası; güvercinlik; güvercin sürüsü; samanlık; kilise balkonu.... |
|
| pugnacious | s. kavgacı, hırçın. pugnaciousness i. kavgacılık. pugnaciously z. hırçınlıkla.... |
|
| clavichord | (i). klavsen.... |
|
| two-phase | s., elek. çift fazlı.... |
|
| advance | ilerleme ileri gitme terakki terfi fiyat yükselmesi avans öndelik advances çoğ ilerlemeler dili açık verme asılma advance guard öncü kuvvet in advance önde ileride peşin olarak |
|