| English | Türkçe |
| disencumber | (f). yük veya sıkıntıdan kurtarmak.... |
|
| flagrant | (s). pek çirkin, rezalet nevinden; göze batan, bariz (kötülük, ahlaksızIık). flagrancy (i). kabahatin aşikarlığı ve büyü... |
|
| epidermis | (i.) hayvan derisininveya bitki kabuğunun dış zarı, beşere, üstderi epidermal, epidermic (s.) üstderiye ait epidermoid (... |
|
| amygdaloid | (i)., (s)., (jeol). badem gibi tanelerle dolu bir çeşit taS; (s). badem Seklinde.... |
|
| generator | i., elek. jenerator, dinamo; doğuran veya meydana getiren kimse; hâsıl edici cihaz.... |
|
| glorification | i. medih, övme, ululama, yüceltme, hamt, sena.... |
|
| juvenilia | iç, çoğ. bir yazar veya ressamın gençliğinde yaptığı eserler; gençlere uygun eserler.... |
|
| skinbound disease | yeni doğan çocuklarda görülen dokuların sertleşmesi hastalığı.... |
|
| fob | (f). (bed, bing) off ile hile yapmak; başından savmak, atlatmak; bir kenara atmak, slang kazık atmak.... |
|
| umbel | bot sayvan şeklinde çiçek biçimi şemsiye durumu umbel umbellated sayvan biçiminde umbellet bot umbelcik umbellif'erous sayvan biçiminde çiçekleri olan maydanozgillere ait |
|