 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | twitch | f., i. birdenbire kapıp çekmek; seğirmek; i. çekip koparma, kapıp çekme; bir kasın gayri ihtiyari oynaması, seğirme.... |
| | bronze | f. bronzlatmak, bronzla kaplamak; güneşte yakmak, karartmak. Bronze Age ark. Tunç Devri... |
| | emigrant | i. göçmen, muhacir, bir yerden göç eden kimse.... |
| | priestly | s. papaz gibi; papaza yakışır, papaza ait.... |
| | silver | f. gümüş kaplamak; gümüşlü civa ile sırlamak (ayna); gümüş gibi parlatmak; foto. gümüş nitratla kaplamak; gümüş gibi be... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|