| English | Türkçe |
| shucks | (i)., ünlem değersiz şey; ünlem Öf! Allah Allah!... |
|
| flesh | (i). et; kasaplık et; tavuk veya balık eti; beden, cisim, ten, vücut; beşer tabiatı, insaniyet; ten rengi; sişmanlık; ... |
|
| octillion | (i.), (İng.) kırk sekiz sıfırı olan rakam; ABD yirmi yedi sıfırı olan rakam, oktilyon. octillionth (s.) oktilyona ait, ... |
|
| subsequent | s. sonra gelen, sonraki; sonuç olarak izleyen. subsequently z. sonradan.... |
|
| purr | f., i. kedi gibi mırlamak; i. kedi mırlaması.... |
|
| suo jure | Lat. kendi salâhiyetiyle.... |
|
| bolo | i. tek yüzlü uzun bir çeşit bıçak.... |
|
| uncharitable | s. merhametsiz, katı kalpli; affetmeyen; kusur bulan. uncharitableness i. affetmezlik. uncharitably z. sevgisizlikle, ... |
|
| hoist | (f). (ed, eski hoist) (i). yukarı kaldırmak, yukarı çıkarmak, yükseltmek; (i). bir sancağın yüksekliği; ağır yük asansö... |
|
| dissect | parçalara ayırmak teşrih etmek tahlil etmek inceden inceye tetkik etmek dissecting teşrih tahlil dissection teşrih teşrih edilen şey dissector teşrihçi |
|